Özel Arama

27 Temmuz 2009 Pazartesi

yemek ve catering sektörüne lal eglenceli yemek geldi.

YENİYİZ AMA... BİR O KADARDA YENİLİKÇİ...


Lal San.ve Tic.Ltd.Şti. olarak ticari faaliyet alanlarımıza katering hizmetini de katarken sektörün yenisi olmanın firmamıza getireceği dezanvantajlı durumu yeni fikirler ve yenilikçi bakış açıları yardımıyla kolaylıkla aşılabileceğimizin farkındaydık. Yemek yemenin baskın şekilde keyif kabul edildiği kültürümüzde verilen hizmetin sınırlarını hijyen ve lezzet kıskacından kurtarıp birazda katering hizmetlerinin pek de ilgi alanına girmeyen sunumu işimizin vazgeçilmez bir donesi haline getirdik.


LEZZETİN TADINA VARILAN MEKANLAR...


Ne yediğinizin önemi tartışılmaz bir gerçeklik taşır. Konu yemek ise hijyen ve lezzetten vazgeçilemez. Ancak nerede yediğinizin ve nasıl yediğinizin hiç mi önemi yok. Özellikle hedef kitlemizin içerisinde yer alan okul ve hastane katering hizmetleri için daha sıcak daha içten bir ortam yaratmanın mevcut koşullara küçük rötuşlarla bir değer ve fark katmanın hizmeti alan kişilerde ekstra memnuniyetler uyandırdığını düşünmekteyiz. Klasik yemekhane görselliğinin dışına taşarak sürekli revize edilen yemekhane alanları ile hizmeti alan kişilerin ilgisini uyanık tutmayı en büyük farkımız olarak görüyoruz.


Ayrıca her gün aşçılarımız tarafından yapılan yemekler denetim ekibimizce koku ve tad testine tabi tutulacak ve ayda en az iki kez Veteriner Hekim kontrolü ile üretim denetlemesi yapılacaktır.


BİRAZ DA EĞLENELİM İSTEDİK...


Hedef kitlemizin önemli bir kısmını teşkil eden anaokulu yemekhanelerinde sunduğumuz yemeklerimizi birer resme dönüştürüp miniklerin yemek yeme alışkanlığına katkıda bulunarak, yemek yemenin keyfine daha küçük yaşta varmalarını sağlayarak, işimizin içine eğlenceyi de kattık. Kahvaltılarımızda şekillerle süslenmiş ekmekler, tablolaştırılmış öğlen yemekleri ve meyvelerin birer görsel şölene döndüğü etüd yemekleri çocuklarımızın yüzünde birer gülümsemeye dönüşecek.


Ayrıca eğlenceli yemek sunumlarında sürekli kullandığımız tabakların, bardak, çatal ve kaşıkların görsel olarak eğlenceli olmalarının gerekliliğine kesinlikle inanıyoruz. Bu malzeme seçiminin çocukların yemek yeme alışkanlıklarına olumlu katkıları olduğunu inanıyoruz.


TÜKETİCİDEN KATILIMCIYA GEÇİŞ...


Hizmet verdiğimiz alanda özellikle de çocuklar için en iyiyi ve en güzeli isteyen ebeveynler karşılarında muhattap bulabildikleri sürdürülebilir bir ciddiyeti ve paylaşımı arzularlar. İşte tam bu noktada firmamız yine yenilikçi tarzını ortaya koyup hizmet verdiği kişileri sadece dolaylı müşterisi olmaktan kurtarıp firmamızın beyin takımına dahil ediyor. Çocukları hakkında genel bilgileri firmamızın o yılki eğlenceli yemek alternatiflerini oluşturmada başlıca done olarak kullanmayı, hizmeti alanlar tarafından sürekli ve kayıtsız şartsız her türlü denetimine açık olmayı, çocuklarımızın okuldaki anılarının arasında bizim de katkımızın olması amaçlı kabul eden ailelerin eğlenceli yemeklerimizde yer almasını sağlayarak yeni ve daha da farklı tatların destekleyicisi olmayı, çocuklarımızı bizim bile bilmediği unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemeklerle buluşturmayı temel katılımcı konu başlıkları olarak sayabiliriz.


Dönem başı yapmayı planladığımız veli yoklama anketleri ile çocukların beslenme eğilimini tespit ederek bu verilere göre menü oluşturma hazırlıkları okul yönetimi ve ekibimizce yapılacaktır.


Ayrıca her hafta bir ya da birkaç velimizin çocukları için belirleniş olan bir menüyü yapımı ve pişirimi noktasında bir katılım sağlamayı da düşünüyoruz. Bu şekilde hem çocuklar hem de veliler onore edilmiş olacaklarına inanıyoruz.


ÇOCUKLUĞUMUZUN MEYVE VE SEBZELERİ...


Bu ülkenin yarını ve geleceğin liderleri olacak çocukların gerçekten doğal beslenme ile daha etkin gelişimlerini sağlamak ve onlara yemek yeme alışkanlıklarında keyif katma farklılığını yaşatacağımıza inanıyoruz.


Eğlenceli Yemek üretiminde kulanacağımız ürünlerimizde kuru gıdada %70, yaş sebze ve meyvede %50 oranında bir kısmını doğal üretim teknikleri kullanılarak üretim yapan anadolu köylerinden toplayarak çocuklarımıza daha doğal, daha besleyici lezzetler yedirmeyi vaad ediyoruz.


En önemlisi de Çocuklar için yemek yeme saatlerini bir zorunluluk olmaktan çıkarıp eğlenceli zamanlara çevirmek yönünde çalışacağız.


 


VELİLERCE DENETLENEBİLİR MUTFAK VE ÜRÜN AÇIKLIĞI...


Sadece okul yönetiminin denetlemesi değil, aynı zamanda veliler tarafından da her zaman denetlenebilir bir mutfak vaad ediyoruz.


Ayrıca eğlenceli yemek yeme ortamımız girişinde kullanılan tüm ürünlerin nereden ve nasıl tedarik edildiğinin detaylarını vermeyi taahhüt ediyoruz.


Aileler çocuklarının ne yediklerini bilmek ve öğrenmek isterler. Çünkü her çocuk kendi ailesi için kıymetlidir. Bu sebeple onlar için kaynayan kazanda ne piştiğini bilmek en doğal haklarıdır.


Son olarak uzmanlar yardımıyla oluşturulmuş kalori cetvelimizi velilerimiz ile paylaşarak günlük olarak firmamızın çocuklarımıza sağladığı kalorinin akşam yemeklerinde velilerimize sunacağımız yemek alternatifleri ile tamamlanması konusunda da destekçileri olacağımızı belirtmek isteriz.


Lal Eğlenceli Yemek olarak farklı, katılımcı ve tad bırakan lezzetler için yemek üretiyoruz. Sizlerle de bu keyfi yaşamak istiyoruz.


Ömer Tan

Lal Eğlenceli Yemek

Genel Koordinatörü

Anaokullarına Organik Yemek ve Catering Hizmeti Geliyor.

Okul, bireyin en üst seviyede psikolojik ve biyolojik gelişimini ve kültür değişimini sağlayan sistemlerin başında gelir. Çocukluk ve gençlik yıllarında oluşacak pek çok sağlık sorunu, zamanında önlem alınmazsa, ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek pek çok sağlık sorununun temelini oluşturur.


Okul çağında çocuklar sürekli bir büyüme ve gelişme süreci içindedirler. Sağlıklı olmayı belirleyen pek çok etmen vardır. Sağlık, kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fizik, biyolojik, sosyal çevre koşullarının ve temel sağlık konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarının bir bileşkenidir.

Bu faktörler içinde olan beslenmenin, ayrı bir önemi vardır.


Beslenme, çocuğun büyüme ve gelişmesini doğrudan etkiler. Yeterli ve dengeli beslenmeyen çocuğun gelişmesi geri kalır. Büyüme çağı geçtikten sonra ise, bu gerilik artık düzeltilemez. Böylece bu çocuklar, daha sonraki yıllarda da boyca kısa, cılız, pek çok kez bünyece zayıf yetişkinler olarak kalacaklardır.


Çocukluk çağında aşırı beslenen yada fazla enerji sağlayan besinleri alan çocuklar ise şişmanlık bir beslenme sorunu olarak görülür. Ayrıca çocukluk yaşlarında aşırı beslenme ve şişmanlık erişkin yaşlarında tansiyon yüksekliği, kalp hastalıkları, şeker hastalığı gibi hastalıklar zemin hazırlar.


Yetersiz ve dengesiz beslenme, hayatın ilk yıllarında meydana gelmiş ve uygun bakım göstermişse çocuğun yalnız bedensel gelişimi değil zihinsel yeteneklerden geri kalır. Çocuklar da sinir sistemi özellikle beyin gelişimi hayatın ilk yıllarında çok hızlıdır. İki yaşında bu sistemin gelişmesi erişkin düzeyinin %60'ına, 6 yaşında %90'ına erişir. Gelişme döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme beyin hücrelerinin sayısını ve hücre fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Daha sonraki dönemlerde de bu zihinsel gerilik kapatılamaz. Ülkemizde ve dünyada pek çok araştırmayla doğumdan önce ve doğumdan sonraki yıllarda beslenme bozukluğu olan çocukların zeka gelişiminin geri kaldığı gösterilmiştir. Beslenme bozukluğu, pek çok enfeksiyon hastalığının meydana gelmesine ya da ağır seyretmesine zemin oluşturur. Bir çok hastalık beslenme bozukluğu olanlarda daha sık görülür. Çünkü yeterli protein, vitamin ve enerji gereksinimi karşılanmayan çocuklar vücut ısınma mekanizmalarında yetersizlik olduğu için enfeksiyon hastalıklarına sık yakalanırlar.


Yeterli ve dengeli beslenmeyen çocuğun ruh sağlığı ve okul başarısı da olumsuz etkilenir. Dengeli beslenmek için bunlara dikkat etmemiz gerekir.


İşte bu noktada anaokullarında gün içerisinde çocukların dengeli beslenmesi ve velilere akşama alternatif beslenme önerilerini veren Lal Eğlenceli yemek devreye giriyor. yemek pişirmede kullandıkları ürünlerin bir çoğunu anadoludaki köylerden bizzat üretici köylülerden temin ediyorlar. çocuklara yoğun olarak organik menşeyli ürünler ile lezzetli yemekler hazırlıyorlar. ayırıca da yemek sunumlarını çocukların seveceği şekilli tabaklar olarak hazırlıyorlar.


ekmek, kurabiye, açma, simit ve tüm hamur işlerini kendileri yapıyorlar ve anlatırken de şunu örnek veriyorlar. hani çocukken bize, evladım aç ağzını bak uçak geliyor derlerdi ya diyor Lal Yemeğin Direktörü Ömer Tan, işte biz orada gerçekten çocuğa uçak yedireceğiz. uçak şeklindeki ekmek ve kurabiyemizle.


makarna ve erişteleri de kendileri hazırlıyorlar. yaptıkları bütün yemeklerin sunumlarını keyifle hazırlıyorlar. ayrıca tüm porsiyonlarında mutlaka şekilli kesilmiş haşlanmış sebzeler de kullanıyorlar. neden diye sorduğumuzda sebzeler bizim süs malzemelerimiz, ayrıca çocukların da vitamin ve mineral aracı diyorlar.


Lal Eğlenceli Yemek ve Catering Hizmetleri'nin web sitesini mutlaka görmelisiniz. Sunum tabaklarının birbirinden ilginç fotografları var sitede.


Sloganları da Eğlence ve Lezzetin bir adım gerisinde...

26 Temmuz 2009 Pazar

Çocuklarda Sinir Sistemi Gelişiminde Beslenmenin Önemi nedir?








Beynin gelişiminde beslenmenin önemi büyüktür. Beyin gelişiminin 1/3'ü anne karnında, 2/3'ü yaşamın ilk yıllarında olur. Yeterli ve dengeli protein alamayan bebeğin büyümesi yanında, gelişimi de etkilenmektedir. Sinir sistemi oluşumu ve gelişimi anne karnında başlar ve yaşamın ilk yıllarında tamamlanır.


Sinir hücrelerinin çalışması için B grubu vitaminlere, azotlu (bazı amino asitlere), lipitli maddelere ve elektrolitlere özellikle gereksinim vardır. Ayrıca beynin çalışması için de enerjiye gereksinim vardır. Bu nedenle sinir sisteminin oluşması ve düzenli çalışması için yeterli ve dengeli beslenmek gerekir.




Malnutrisyon ve ayrıca bebeklik döneminde ortaya çıkan metabolizma hastalıkları (fenil ketonüri gibi), beyin gelişimine ve sinir sistemine olumsuz etki yapmaktadır.


Bu noktada özellikle 5 yaş ve 6 yaş çocuklarının beslenmesi çok önem taşıyor. çocukların anaokuluna gittiği dönemde beslenmek için yediklerinin çok büyük etikisi var. Çocukların beslenmesinde özellikle organik ürünler ile pişirilen yemekler katkısız (herhangi bir kimyasal madde ve kimyasal gübre ve ilaç artığı)olması çocukların gelişiminde çok önemli bir etkiye sahip. İstanbul'da mutfağında kuru gıdada %70, yaş sebze ve meyve ürünlerinde %50 oranında organik ürün kullanma garantisi veren Lal Eğlenceli Yemek firması hem çocukların menşeyi belli ürünlerle beslenmesini hem de eğlenceli tabaklar ile çocuklara yeme alışkanlığı kazandırıyorlar. Kullandıkları ürünlerin birçoğunu anadolu köylerinden topluyorlar.


Örneğin Zeytin ve Zeytinyağını Ayvalık'tan, reçelleri Mersin Silifke Kıca Köyünden, Un, Bulgur, irmik ürünlerini Mersin Erdemli Akkuyu köyünden temin ediyorlar.


Firma eğlenceli yemek ve catering hizmetlerine yeni bir bakış açısı katarak kurulmuş.


ayrıca her öğün yemekte mutlaka o mevsimin haşlanmış sebzelerini de servis ediyorlar. Siz de gelişim çağındaki çocuklarınız için Lal Eğlenceli Yemek firmasını okullarınıza öneriniz.



 


Eğlence ve Lezzetin Bir Adım Gerisinde

Anaokullarına Eğlenceli Organik Yemek ve Catering Hizmeti Geliyor.

2005 yılından bu yana web tasarım, web yazılım, arama motoru optimizasyonu, google reklam hizmetleri ve diğer internet hizmetleri sunan Lal Design, yemek üretim ve catering hizmetlerine yeni bir bakış açısı getirdi. eğlenceli yemek konsepti ile anaokullarına ve çocuk yuvalarına eğlenceli ortamlar ve yemek sunumları ile çocukların yemek yeme alışkanlıklarına farklı bir anlam katmak istiyor. Lal Eğlenceli yemek ile ilgili detaylı bilgi için web sitesini ziyaret edin.


Firma Ahmet Kater, Onur Laloğlu ve Ömer Tan ortaklığı ile kurulmuştur.


Eğlence ve Lezzetin Bir Adım Gerisinde

Onur Laloğlu web sitesi için lal web tasarımı seçti.

Mehmet Onur Laloğlu kişisel web sitesinin yapımı için lal design web tasarım hizmetleri ltd. şti. ni seçti. Onur Laloğlu kişisel web sitesinde kendisi ile ilgili herşeyi bulabileceğiniz bir yapı oluşturuldu.

Kater seracılık sulama filtrelerindeki pazar payını arttırıyor.

Kater seracılık, sera sulama sistemlerinde artezyen ve kanal sularını temizleme, arındırma ve damlama hortumlarına zarar vermeyecek filtreleme sistemleri su filtresi, yosun filtresi, kum filtresi ürünlerinde yeni modeller ile piyasada. ayrıca bu ürünler için bayilikler de vermeyi hedefliyor.ayrıca sera sulamasında gübreleme işlemleri için gerekli gübre tankı imalatında da sektörüne öncülük ediyor.


kater seracılık, tünel sebze seraları imalatında da 29 yıllık deneyimini daha gelişmiş teknolojilerle birleştirip, müşterilerine en iyi sera hizmetini vermeye devam ediyor.

23 Temmuz 2009 Perşembe

Ahmet Kater sadece kendini seviyor.

Ahmet Kater kendini çok seviyor ve onun sevgisini anlatmaya kelimeler yetmiyor.

Çanakkale Yolu Erenköy Bağ Evi ve Gülistan Restaurant

Ayvalık sarımsaklı beldesinde geçirdiğimiz kötü, berbat tatil dönüşü rotamızı Altınoluk, Asos (Behramkale)beldesine çevirdik. Asos’da çok keyifli bir gün geçirdik. Yörenin insanı misafirine çok saygılı. Sessiz, doğa ve tarihin iç içe olduğu bir köy. Asos’dan Çanakkale ve oradan da Gelibolu’ya gitme planımız var. Gelibolu’da atalarımızın verdiği kahramanlık mücadelesini yerinde görmek ve onları yaşamak istiyoruz. Akşamüzeri Asos’dan çıkıp Ayvacık üzerinden Çanakkale’ye doğru yol alıyoruz. Çanakkale’ye gelmeden İzmir yolu 18. kilometre’de boğaz manzaralı müthiş bir yol üstü lokantasında duruyoruz. İsmi Erenköy Bağ Evi. Sahipleri Canan ve Nail Beycan. Karşılama çok iyi. Terasında Çanakkale manzaralı bir masaya oturuyoruz. Manzarası Marmara ile ege’nin buluştuğu nokta. Mekanda kahvaltı, ev yemekleri, gözleme, mantı, zeytinyağlılar, zeytin çeşitleri, zeytinyağı, Ezine peyniri ve doğal bal gibi birçok ürünü bulabilirsiniz.


Biz önden bir çoban salata ve köy manda yoğurdu söylüyoruz. Sonrasında kayseri mantısı. Şu ana kadar gelen her şey çok lezzetli. Özellikle çoban salata on numara. İlgi alaka deseniz keza öyle. Sonrasında ızgaralarımızı söylüyoruz. Ortaya tavuk pirzola ve çöp şiş istiyoruz. Tavuk ızgara özel soslarda dinlendirilmiş ve pişirilmiş. Bu lezzete söylenecek söz yok. Çaylar şirketten. Ekmekler özel köy ekmeği. Üç kişi her şeyi yedik içtik toplamda 23 TL hesap ödedik. Yolu Çanakkale’ye düşenlere tavsiyemizdir. Mutlaka bu mekana uğrayıp keyfini sürün.


Erenköy Bağ Evi

Canan & Nail Beycan

0 542 317 15 14

0 542 652 69 47

0 286 223 34 99 Tel

0 286 223 34 26 Faks

İzmir Yolu 18. Km Erenköy – İntepe – Çanakkale


 


Ayrıca İstanbul Kireçburnu'nda Gülistan Restaurant'ıda tavsiye ederim.


Ahmet Kater


19 Temmuz 2009 Pazar

Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, Sarımsaklı (Küçükköy) beldesi’nde geçirdiğimiz berbat tatilimiz 2009

Bir kaç arkadaşımla birlikte değişik bir tatil düşüncesi ile balıkesir ayvalık ilçesi sarımsaklı beldesini seçtik. Araba ile keyifli bir yolculuk sonrası 11 temmuz 2009 akşamüzeri sarımsaklı beldesine geldik. Niyetimiz apart bir ev tutup bir hafta kadar tatil yapıp kalmaktı. Ev aramak üzere emlakçıları gezmeye başladık. Ev fiyatları soruyorduk ve bir üst limit koymuştuk kendimize. Fakat tüm emlakçılar anlaşmışcasına aynı tavır ve yaklaşımdaydılar. İşinize gelirse havasındaydılar. Hatta bir tanesi (göbekte sağdaki taksi durağının oradaki) nasıl olsa gelip dolanacaksın bize dedi, biz oradan ayrılırken.
Neyse bir ev tuttuk ve eve eşyalarımızı bıraktık. Sonrasında gıda ihtiyaçları için çarşıya markete çıktık ve beldede bulunan şok market önünde aracımızı park ettik ve araçta bir kişi kaldı ve biz de alış verişe geçtik. Beş dakika sonra arkadaşım aracı çekmemizi istediklerini söylemek üzere yanımıza geldi ve ben aracı kaldırmak üzere dışarı çıktım ve araca yönelmişken bir dolmuş söförü camdan kafasını uzatmış sürekli ağza alınmayacak küfürler ediyordu. Ben de tamam arkadaşım çekiyorum. Bir saniye bekle demeye kalmadan etraftan birkaç kişi yoğun küfürlerle üzerime yığıldılar ve çılgınca vuruyorlardı. Ben sadece “ya ben sizin beldenize misafir geldim” diyordum. Fakat dinleyen felan yoktu. Neye uğradığımı şaşırmıştım ki o esnada sarımsaklı birlik minibüs şöförü de kavganın içindeydi. Fakat ben hiçbir şekilde birşey yapmadan şaşkınca duruyordum. Birkaç dakika geçti sanıyorum şok marketin tam karşı köşesindeki emlakçı geldi ve kavgayı ayırdı ve emlakçı bir de üstüne bana da dışarıdan gelip bir de artislik yapmayın lan. Al voltanı kaybol şeklinde bir ifade kullandı. Gerçekten şok içerisindeydim. Araca bindim ve hızla oradan uzaklaştım. Arkadaşlarım markette kalmıştı. İleriden başka bir sokağa girip geri marketin oraya doğru döndüm ve aracı yine marketin önüne aldım ve araçtan indiğimde jandarma devriyelerini gördüm. Hemen yanlarına gidip, daha iki dakika önce burada başıma gelen olayı ve bana saldıranları ve araçla ilgili bilgileri verdim. Hatırladığım iki kişinin eşgallerini verdim ve karşıdaki emlakçının da bana şahit olduğunu ve beni kendisinin ayırdığını söyledim. Jandarmalarla birlikte kapı önünde oturan emlakçıya geldik ve jandarma tek kademe uzman çavuş emlakçıya burada bir olay olmuş, sen de bu adamı kavganın içinden almışsın doğru mu dediğinde, emlakçı, “hayır komutanım burada kavga felan olmadı arkadaş yalan söylüyor” deyince bir anda olayın seyri değişti. Jandarma tek kademe uzman çavuş yanımdaki arkadaşıma, arkadaşınız galiba yüksek oranda alkollü değil mi diye sordu. O da hayır cevabını verdi. Ben uzman jandarmaya şikayetçi olduğumu ve eşgalleri ve aracın da eşgalini vermeme rağmen, bak arkadaşım şimdi sen bu trafiği ihlal etmişsin, zaten esnaf da birşey görmemiş, ayrıca trafiği işgal, yanlış otopark ve insanların güvenliğini tehlikeye atmaktan cezai işlem yapacağız felan deyince anladım ki ben farklı bir şehirdeyim. Kamunun haklarını korumakla yükümlü olan kolluk kuvveti yerel halkın yanında. Biz dışarıdan gelen olarak yediğimiz dayakla kaldık anlayacağınız. Bana bir hesap çıkardılar 500 TL civarı suçlu çıktım. Dedim ki tamam o zaman ben kimseden dayak yemedim ve bir şikayetim de yok. Size de iyi akşamlar deyip dönüp gittik. Balıkesir sarımsaklı’daki ilk anlarımız itibari ile baskıcı bir beldede olduğumuz kanaatine varmıştık. Oysa ki biz rahatlamaya ve huzur bulmayı düşünerek bu ege şehrine, ayvalığa gelmiştik. Gelirken yolda da egeli insanların sıcaklığından, zeytin, zeytindalı ve zeytin yağının şevkatinden, felsefesinden konuşmuştuk ama hiç öyle değildi yaşadıklarımız. Ayvalık ve sarımsaklı bizim için tam bir fiyasko.
Yine o gece, yani sarımsaklı’daki ilk gecemizde sahile inelim ve deniz kenarında oturalım dedik. Halk plajı olduğunu öğrendiğimiz bir alana gittik ve plajda bulunan şezlong’lara oturmak istediğimizde gecenin karanlığından bir adam gelip ilk söz olarak “kardeşim siz kim oluyorsunuz da buraya oturuyorsunuz kalkın buradan ve gidin oturacaksanız denizin kenarında kuma felan oturun” demez mi. Yine bir dumur durumu idi bizim için. Biz şezlonglara daha oturamadan kalkmış ve oradan uzaklaşıyorduk ve adam söylenmeye devam ediyordu. “Ya bu dışarıdan gelenler de kendilerini ne zannediyorlarsa.” Sanırım adam sarımsaklı (küçükköy) belediye’sinin gece personeliydi ve halka ait olan bir yerden, bizi, yani halkı kovuyordu. Hani her şey mi üst üste gelir dersiniz ya bazen, bize aynen öyle olmuştu. Sarımsaklı’da muhatap olduğumuz her kişinin negatif bir elektriği vardı. Sarımsaklı beldesi bizim için yanlış bir tatil tercihiydi sanırım. Hata yapmıştık ama denemeden de bilemezdik ki.
Ayvalık sarımsaklı nasıl bir yermiş diye kendi kendimize konuşmaya başladık. Çünkü her şey çok garipti. Çok bağnaz bir halkı olduğu her halinden belliydi. Dışarıdan gelenleri sadece bir müşteri olarak gördükleri çok açıktı. Ayvalık ve sarımsaklı’da gittiğimiz her yerde bunu yaşadık kısa bir gece ve günde. Biraz ön yargı diyebilirsiniz ama ilerleyen günler de bunu bize açıkça gösterdi. O sebeple arkadaşlarımla bir karar aldık ve bu bölgenin yerel halkı bizim paramızı hak etmiyor bu sebeple alışverişlerimizi ulusal marketlerden yapma kararı aldık. Bir toplu iğne bile almayacaktık sarımsaklı beldesi ve ayvalık ilçesindeki yerel dükkan ve marketlerden. Buraya kadar gelmiştik ve tatilimizin birkaç kendini bilmez tarafından kesintiye uğramasını istemiyorduk. Tatilimize devam edecektik ama gittiğimiz hiçbir yerde ayvalık ilçesi ve sarımsaklı (küçükköy) beldesi hakkında güzel anılar anlatmayacaktık. Kötü izleri kalmıştı bizlerde.

Tatile golden retriever cinsi köpeğimiz Gypsy ile birlikte gitmiştik ve sabah erken kalktığımız günlerde o da bizlerle birlikte denize giriyordu. Bir gün öğleden sonra denize gitmek üzere kumsalda yürürken birkaç topluluktan bu köpeği denize sokmayı düşünmüyorsunuz değil mi, hem biz rahatsız oluyoruz (ben de onlara ama köpeğim Gypsy sizden hiçbir rahatsızlık duymuyor diyorum) şeklinde tepkiler aldık ve kumsalda mümkün olduğunca insanların olmadığı bir yere doğru yöneldik ve orada denize girerken sonradan oralı olduğunu öğrendiğimiz atmış yaşlarında görünümü ile modern bir kadın bize doğru geldi ve bu köpek denize giriyor ve biz bu köpekten dolayı hasta olacağız, hem burada köpeklerin denize girmesi yasak. Şeklinde sert bir üslup ve buyurgan bir tavırla orayı terk etmemizi istiyordu. Oysa ki az önce kendi kızı ve torunları bizim köpeğimiz ile güzel güzel oynuyorlardı. Kendisine bana yasağı gösterir bir kanun ya da tabela göstermesini istediğimde çok dumura uğrayacağım bir karşılık verdi. Zaten kulaklarına ve olmadık yerlerine küpe takmışsın, hem sağ ayağına da bişeyler (halhalı kastediyor) bağlamışsın ne idüğü belirsiz bir şekilde dolanıyorsun demez mi. İşte bittiğim an. Köpeğimle küpeler, piercing ve halhalımın ne alakası var diye düşünürken diyorum ki bu insanlar gerçekten çok tutucu ve kendini bilmez.
Sonrasında kadına yılda kaç kez düzenli olarak doktora gittiğini ve kaç kez koruma aşıları olduğunu soruyorum. Tabiî ki hiçbir cevabı yok. Bir süre sonra toparlanıp gidiyorlar ve arkalarında bir yığın çöp bırakıp sahili terk ediyorlar. Arkalarından şöyle demek istiyorum. Benim köpeğim hiçbir zaman sahili kirletmedi. Peki ya siz. Şimdi burada kim ne?

Daha yazılacak pek çok olumsuz yaşanmış konu var Ayvalık Sarımsaklı’ya ilişkin. Pek kafa şişirmek istemiyorum. Buraya gelmek ve güzel bir tatil yapmak isteyenleri bir kez daha düşünmeye davet ediyorum. Ayvalık ve Sarımsaklı’da Ege sıcaklığı ve samimiyeti hiç yok. Eğer illa ki Balıkesir’e gelmek istiyorsanız Altınoluk ve Asos taraflarına gidebilirsiniz. Oraların da denizi çok güzel ve insanı da tam bir Egeli nezaketi ile yaklaşıyor misafirlerine.

Sağlıcakla Kalın

Ahmet Kater
www.ahmetkater.com